Nereden başlamalı

“Sonsuza kadar yaşayacakmış gibi hayal et, bugün ölecekmiş gibi yaşa.”

Hayat şartları....

Tolga Selim


Merhaba ! ben 


 

Önceden hayat şartlarının her insan için aynı olduğunu, herkesin çektiği acının aynı olduğunu düşünürdüm. İnsanların farklı olduğunu hiç düşünmezdim.  İnsanların dinlediği müzik bile aynı değilken bunu düşünmem çok saçmaymış, yeni yeni fark ediyorum. Çocuklukları bile aynı olmayan insanları nasıl aynı kefeye koyabilirim ki?

Aynı hayatı yaşamasak da aynı geleceği paylaşıyoruz. Aynı gökyüzünü, aynı çevreyi, hatta ve hatta aynı teknolojiyi… Peki bunları neden fark edemiyoruz?  Çünkü düşünmeyi, anlamayı, belki de anlatmayı bıraktık. Bu hale gelmemizde çabamız çok büyük. Bunu yapanlara çok yardımcı olduk. Yönlendirilmeyi biz seçtik, yönetmek yerine.

İnsanlar artık deney fareleri gibi davranmayı seçti. Neden mi? Çünkü artık neyin ne olacağı düşünmekten herkes yorgun düştü. “Acaba bunu yapsam ne olur?”, “Bunu yaparsam insanlar ne der?”, “Etik açıdan uygun mu?”, vs. Yahu kendine dönüp de sor; “Ben bunu yapacak insan mıyım?” Evet sorgulamamız gereken asıl mesele bu.

Biz nasıl bir insanız? Nerede yanlış, nerede doğru yapıyoruz? Biz doğruyu yapabiliyor muyuz, yoksa sadece gösteriş peşinde miyiz? Bu soruları çoğaltabilirim aslında, daha da uzar. Biraz da çuvaldızı kendime batırayım. Kendimi de bu kefeye koyuyorum. Yaptıklarım benim tercihlerim mi, yoksa ben de mi yönlendirilmeyi seçtim? İzlediğim dizi ve film sahnelerini bilinçaltımda hala çekmeye devam mı ediyorum yoksa?

Ya da dünyadaki müzmin şeylerden zevk almayı mı bıraktım? Hayat sadece sosyal ağlardan ibaret o zaman? Hepimizin aslında en büyük sorununa ayak bastım. Peki neden böyleyiz? Artık beraber iki kelam etmek, bazı konularda fikir ayrılığına dahi düşsek tartışmak artık bize zevk vermez hale geldi. Bir çoğumuz klavye beyefendisi yahut hanımefendisi olduk. Yan yana gelince de konuşacak tek harf bulamadık....
​Kalın sağlıcakla, Allah’a emanet olun.
Sevgi ile kalın, hoşçakalın..

Nereden başlanmalı? Hiç düşünmeyin başlayın bir yerden. Düşündükçe şu da olsun bu da olsun derken bir bakarsınız zaman akıp gitmiş hayalleri gerçekleştirecek ne zaman kalmış ne imkan kalmış ne de ortam. Hiç düşünmeyin demiyorum ama genelde ilk düşündüğünüz şeyle işe başlayabilirsiniz. Zaten ilerlediğiniz yolda çıkıntılar düzleşecek ve yola daha pürüzsüz bir şekilde devam edebileceksiniz. Bazen ani kararlar verip yola çıkmak gerekir. Ve en önemlisi ben yeterli değilim ne diye beni seçsinler ya da şu eksiğim var ben bunu yapamam gibi şeylerden fikirlerinizi ve kendinizi uzak tutmanız gerekiyor.

 “İnsanlar kendilerinin yapamayacağı bir seyi başkasının da yapamayacağını düşünürler. İlk adımı atamazlar. Ulaşamayacaklarını düşünükleri için en büyük düşlerini gerçekleştirmekten korkarlar.” İşte bu tarz sözlerle sizinde karşınıza çıkacaklar olanlar olacağı gibi sizi tam destek hep destekle karşılacak olanlarda olacaktır. Bu konuda sadece sizin kendi düşüncelerini ve fikirlerinizi ne olursa olsun korumanız ve taze tutmanız gerekir.

Aslında herşey kendine inanmakla başlar, siz kendinize inanmıyorsanız başkası size niye inansın. Hiçbir zaman başarısız olmaktan korkmayın. Başarısız olduğunuzda da devam etmekten korkmayın. Her başarısızlıkta dursaydık işimiz yaş. Bu başarısızlıklar sizin için birer tecrübe kaynağı olacaktır. Hele genç yaşlarda bu başarısızlıkları yaşıyorsanız ilerleyen yaşlarda nerede yanlış yaptığınızı görüp ona göre ilerlemeyide o derece erken ve hızlı öğrenirsiniz.

Ben bu yazıyı neden yazdım? Nasıl yazdım? Niçin yazdım? Belki size bir şeyler katabilirim ve size bazı konularda gaza getirip yeni maceralara atılmanızı sağlarım diye yazdım. Hayatınıza güzel bir dokunuş yapailirsem ne mutlu bana. İnsanlar ne kadar bazı şeyler hakkında bilgi sahibi olsada unutmaya mahkumlar bazen bazı konuların hatırlatılması ve o düşüncelerin ve fikirlerin yeniden filizlendirilmesi gerekir.

Kalın sağlıcakla, Allah’a emanet olun.

Sevgi ile kalın, hoşçakalın..

​20.09.2017

Bir yerlerde tıkanıp kaldığında hayat, soluk almak güçleştiğinde,
yüreğin susup,mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını;
dağlara dönmeli yüzünü insan..

yeni patikalar yeni yollar seçmeli yüreğini ferahlatacak..
yeni insanlarla tanışmalı, yeni keşifler yapacak..

hep isteyipte bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa gerçekleştirmeyi denemeli..
her geçen gece ölüme bir gün daha yaklaştığını ve zamanın bir nehir, kendisinin bir sal olupta, o dursada yolculugun devam ettiğini anlamalı..

baş döndürücü bir hızla geçiyorsa birbirinin aynı günler, her akşam aynı can sıkıntısıyla eve giriliyorsa, değiştirmeye çalışmalı bir seyleri..

küçücük şeylerle başlamalı belki, örneğin bir kaç durak önce inip servisten otobüsten, yürümeli eve kadar, yüregine takmalı güneş gözlüklerini gördüğünü hissedebilmeli..

sağlıgını kaybedip ölümle yüzyüze gelmeden önce değerli olmalı hayat..!
illa büyük acılar çekmemeli küçük mutlulukları farketmek için..
başkasının yerine koyabilmeli kendini..
ağlayan birine
"gül"
inleyen birine
"sus"
dememeli...
ağlayana omuz inleyene çare olabilmeli..
şu adaletsiz, merhametsiz dünyaya ayak uydurmamalı;
sevgiisiz soysuz kalarak..

dikeni yüzünden hesap sormak yerine gülden,
derin bir soluk alıp hapsetmeli kokusunu içine..

güneşin doğuşunu sevmeli..
arada bir seher yeli okşamalı saçlarını..

kartda, yağmurda; sevincine, coşkusuna
fırtınada boranda; öfkesine isyanına ortak olabilmeli doğanın..

bir çocuğun ilk adımlarıyla umutdu;
bir gencin düşüncelerinde geleceği,
bir yaşlının hatıralarında geçmişi görebilmeli..

çalışmadan başarmayı, sevmeden sevilmeyi,
mutlu etmeden mutlu olmayı beklememeli..

ama küçük ama büyük her hayal kırıklığı, her acı;
bir fırsat yaşamdan yeni birseyler öğrenebilmek için..

çünkü hiç düşünmemişsen;
el vermezsin kimseye kalkması için..!

hiç çaresiz kalmamışsan
dermanı olamazsın dertlerin..!

ağlamayı bilmiyorsan;
neşesizdir kahkahaların..!

merhaba dememişsen
anlamsızdır elvedaların..!

ne herkezi düşünmekten kendini,
ne kendini düşünmekten herkezi unutmamalı..!

bilmeli: çok kısa olduğunu hayatın;
hep vermek yada hep almak için..!

sadece anlatacak bir şeyleri olduğunda değil;
söyleyecek birsey bulamadığındada dinleyebilmeli..!

aklı ve kalbi ile katılabilmeli sohbetlere..

hafızası olmalı insanın;
hiç degilsa aynı hataları aynı bahanelerle tekrarlamaması için..!

soruları olmalı, yanıtlarını bulmak için bir ömür harcayacak..!
dostları olmalı ruhunun ve zihninin sınırlarını zorlayacak..!

herkese yetecek kadar büyük olmalı sevgisi;
ama kapasitesi sınırlı olmalı yüreğinin ki;
hakkını verebilsin sevdiklerinin,
zaman bulabilsin bir teşekkür ve bir elveda için..!!

yaşam dedikleri bir sınavsa eger,
asla vazgeçmemeli sevmek ve öğrenmekten..

ama
herkezi sevemeyeceğinide herşeyi bilemeyeceğinide farketmeli insan..!
tıpkı herşeye sahip olamıyacağı gibi..
zamanın ninnisinde uykuya geçirmemeli hayatı...